Forex piyasasında işlem yaparken her hamlenin bir maliyeti vardır. Bazen bu maliyet gözle görülür şekilde hesaba yansır, bazen de daha gizli kalır. Ama işin özüne bakıldığında, her lot büyüklüğü doğrudan maliyeti etkiler. Bu yüzden “lot başına maliyet” kavramını netleştirmeden işlem açmak, gözleri kapalı bir yolda yürümeye benzer. Lot nedir, ne kadarlık bir hacmi temsil eder, bu hacmin size ne kadarlık bir yükü olur, bunların hepsine beraber bakalım.
Birçok yatırımcı ilk başta lotun sadece büyüklüğü simgelediğini düşünür. Oysa her lot büyüklüğü, işlem yapılan döviz çiftine, paritenin pip değerine, kaldıraç oranına ve pozisyon büyüklüğüne bağlı olarak farklı bir maliyet anlamına gelir. Diyelim ki 1 lot EUR/USD işlem açtınız. Bu, 100.000 birimlik bir işlem demektir. Ancak bu işlemde pip başına düşen değer yaklaşık 10 dolar olur. Fakat bu sadece yüzeyde görünen kısımdır. İşlem maliyeti, spread oranı, swap farkı ve varsa komisyonlarla birleşince daha gerçekçi bir tablo ortaya çıkar. İşte bu yüzden lot başına maliyet hesabı, sadece pip üzerinden değil, toplam işlem bileşenleriyle birlikte düşünülmelidir.
Lot Büyüklüğü Arttıkça Risk Değeri Nasıl Değişir
Lot büyüklüğünü ikiyle çarptığınızda sadece potansiyel kazancı değil, aynı zamanda kayıp ihtimalini de ikiye katlamış olursunuz. Bu nedenle her lot büyüklüğü, bir yatırımcının kaldıraçla nasıl baş ettiğine, hesabındaki teminat seviyesine ve risk toleransına göre şekillenmelidir. Örneğin 0.10 lotluk bir pozisyon açan bir yatırımcıyla, 1.00 lotla pozisyon açan başka birinin karşılaşacağı maliyet çok farklıdır. Küçük hacimlerde maliyet daha az gibi görünse de spread ve komisyonun toplam içindeki oranı büyür. Büyük hacimlerde ise pip başına maliyet sabit kalsa da, alınan riskin toplam getiriyi nasıl etkilediği çok daha belirgin hale gelir.
Bu noktada insanlar genellikle şu soruyu sorar: “Hangi lot miktarında işlem açarsam daha az zarar ederim?” Cevap sabit değildir. Çünkü bu sadece lotla değil, stratejiyle de ilgilidir. Eğer doğru yerde doğru hacimle girilmiyorsa, işlem küçük de olsa maliyeti büyük olabilir. Bununla birlikte, risk yönetimi bilinçli yapıldığında ve sermaye planlaması yerindeyse, lot başına maliyet yatırımcının kontrol edebileceği bir faktöre dönüşebilir.
Maliyet Hesaplamasında Yaygın Yapılan Hatalar
Birçok yatırımcı maliyet hesabını sadece işlem açmadan önce yapar. Oysa işlemi kapattığınızda ortaya çıkan tablo, çoğu zaman beklenenden farklı olur. Swap ücretleri, özellikle uzun süre açık kalan işlemlerde ciddi bir etki yaratabilir. Spread oranı, piyasa dalgalandığında genişleyebilir ve bu da açılış anında düşünülmeyen ek bir masraf demektir. Ayrıca bazı yatırımcılar kaldıraç kullanımı nedeniyle küçük bir lot açmanın otomatik olarak düşük maliyet anlamına geldiğini varsayar. Oysa kaldıraç, doğru kullanılmazsa maliyeti görünmeyen bir şekilde artırabilir.
İşlem öncesi bir maliyet planı yapılmadığında, lot büyüklüğüne göre zarar etme riski kontrolsüz hale gelir. Sadece kazanç hedeflenerek yapılan işlemlerde, maliyet göz ardı edilirse bu durum hesabın genel performansını olumsuz etkiler. O yüzden sadece kazanç potansiyeline değil, her lotun arkasındaki gizli maliyetlere de dikkat kesilmek gerekir.
Lot Seçimi Yatırımcının Stratejisini Nasıl Belirler
Bir yatırımcının hangi lot büyüklüğünde işlem açtığı, aslında onun piyasaya nasıl baktığını gösterir. Düşük lot kullanan biri daha temkinlidir, daha çok analiz eder, belki de uzun vadeyi tercih eder. Büyük lotla işlem yapan biri ise hızlı hareket etmeye alışkındır ve genellikle kısa vadeli fırsatları hedefler. Ancak bu bir tarz meselesi olmaktan öte, doğrudan maliyetle bağlantılıdır. Çünkü her işlem tarzı, farklı bir maliyet profili taşır.
Mesela bir yatırımcı gün içinde birkaç küçük işlemle pozisyon açıyorsa, her seferinde spread öder. Bu, toplamda ciddi bir maliyet haline gelir. Buna karşın, tek seferde büyük hacimli bir pozisyonla işlem yapan biri, riskini tek bir alanda toplar ama swap maliyetine daha fazla maruz kalabilir. Bu yüzden her lot kararı, işlem sıklığı, strateji türü ve sermaye büyüklüğüyle birlikte ele alınmalıdır. Lot başına maliyetin sadece matematiksel değil, psikolojik bir boyutu da vardır. Bu nedenle maliyet hesabı yaparken duygular, strateji ve finansal gerçeklikler hep birlikte düşünülmelidir.